21 Kasım 2012

MODA VE ÖTESİ - 1




Moda, moda, moda... Nedir bu moda dediğimiz?

Moda bilinen anlamıyla sadece, "sezonun trendleri" anlamına gelmez. Bu belirsizliği gidermek, takipçisine modayı tanımlamak amacıyla size modayı anlatmak istedim. Modayı daha doğru anlamak istiyorsanız bu yazıyı es geçmeyin derim...

Bugün çoğumuz için moda, yalnızca giysi anlamına geliyor oysa moda bu kadar dar bir alanı kapsamıyor. Moda; sanat, müzik, tiyatro, edebiyat, yemek, iç mimarlık, mimari, bahçe bakımı gibi konuları, daha doğrusu duyuları uyaran her şeyi içine alırken günümüzde sadece giysi anlamına geliyor olmasının mantığı anlaşılabilir aslında.

Şöyle ki; tarihte, belirli bir çağa ait olan giyim stili kayıtlara “moda” diye geçmiş ve giyim alışkanlığı; yaşanan anın havası ile eş anlamlı olarak kullanılmıştır. Fikir önderleri tarafından daha çok tarihsel önemi kavranan sanatlar, o devrin modasından sorumlu olan insanlara da bağlı olmuştur.

Günümüzdeyse moda herkese, her kesime ulaşabilmekte. Birçok kültürde asil sınıf neredeyse yok ve asil sınıfın bulunduğu kültürlerde de giysilerden asil olup olmadığını anlamak imkansız. Yani yeterince zenginseniz her şeye sahipsiniz ve zevkiniz varsa modaya da sahipsiniz demek oluyor bu.

Yeni bir yılın kapıda olduğu su zamanlarda moda geçmiş zamanlardan daha farklı bir yerde. WWD ve VOGUE gibi tarz belirleyicileri tarafından beğenildiği zaman satışa sunulan giysilerin yaratıldığı günler çok geride. Artık tasarımcılar, perakendeciler ve moda basını modanın itici güçleri.

Ve insanlar artık ne istediğinin farkında çünkü değerler değişti bunun etkisiyle insanların büyük çoğunluğu giyimi hayatlarında bir öncelik olarak görmüyor. Ve daha da iyisi modacılar ve tasarımcılar daha değişik düşünmeye başladılar. Artık yeni imaj oluşturmak in, en yeni modayı ısrarla dayatmak out!

Artık imaj modadır diyebiliriz. Şöyle ki;


Calvin Klein; minimal

Ralph Lauren; yöresel İngiliz tarzı, rahat ev aynı zamanda lüks

Prada; keskin çizgiler ve global

Gucci; sofistike ve her şeyden önemlisi seksi!

Tüm bunlar imajınızla özdeşleşiyorsa takipçisi oluyor ve kullanıyorsunuz ve ortaya milyon dolarlık  bir sektör çıkıyor… Bir düşünün; Pazar araştırması, tanıtımlar, promosyonlar, reklamlar, modeller, fotoğrafçılar, kuaförler, makyaj uzmanları, art direktörler, stilistler ve daha fazlası… tüm bunlar tüketiciyi baştan çıkarmada rol oynuyor.

Ve internet… Başlangıçta bu büyülü dünyaya kapılarını açmaya korkan modacılar, internetin sunacağı olanakları fark ettiler ve kapılarını açtılar.

Şimdilerde defileler, moda haberleri, ünlülerin stilleri ve moda dünyasının her alanında merak edilen her şey internette bir tık ötede. Bunun en büyük kaynakları tabii önce moda dergileri. Web sitelerini modanın her ayrıntısıyla ve ışıltısıyla dolduran moda dergileri demek daha doğru olur. Ve moda dergilerinden hemen sonra “bloglar bloggerlar” var tabi. Modanın internetteki kalbi diyebilir miyiz? Bence evet. Çünkü bloglarda artık modaya yön veriyor. Öyle ki gerçek karakterlerin hayat verdiği bloglar tüm dünyada kendi starlarını ve takipçilerini yaratmış durumda. Ne giydikleri, nasıl yaşadıkları fazlasıyla merak ediliyor ve bazen de model alınıyor…

Siz ne düşünüyorsunuz?